Bazı geceler vardır ki takvimler durur, zaman susar, kalpler sadece dua eder… 15 Temmuz 2016, işte o gecelerden biridir. Milletimizin kaderiyle yüzleştiği, tankların altında ezilmeyen bir iradenin tarih yazdığı o gece…
Bazı geceler vardır ki takvimler durur, zaman susar, kalpler sadece dua eder… 15 Temmuz 2016, işte o gecelerden biridir. Milletimizin kaderiyle yüzleştiği, tankların altında ezilmeyen bir iradenin tarih yazdığı o gece…
Ve o gecede bir millet ayağa kalktı. Sadece sokaklar değil, yürekler doldu taştı. Kimi hayatının baharında, kimi evladını ardında bırakıp yürüdü ölümün üzerine. Çünkü mesele vatandı. Çünkü mesele ezandı, bayraktı, hürriyetti.
Ve o gece…
“Ben milletimin yanındayım!” diyen bir lider çıktı karşımıza. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Milletin adamı. Meydanların öncüsü. Karanlığa ışık olan sesin sahibi. Hainler saklanırken, o milleti meydanlara çağırdı. Kendisi de o meydana ilk yürüyenlerden biri oldu.
Ama bu destan, sadece sözlerle değil, kanla, canla yazıldı.
Ve biz o gece evlatlarımızı toprağa verdik ama vatanı yere düşürmedik.
İşte o kahramanlardan bazıları:
Ömer Halisdemir, Gözünü kırpmadan, hain General Semih Terzi’yi alnından vurarak destanın simgesi oldu. Tek kurşunla bir darbenin kaderini değiştiren yiğit…
Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok 15 Temmuz gecesi, bir baba oğul hikâyesi değil, bir milletin yüreğine kazınan destandı. Erol Olçok, yıllarca bu vatan için kalemiyle, yüreğiyle mücadele etmişti. O gece elinde silah yoktu ama yüreğinde iman, yanında da canından çok sevdiği oğlu vardı. Abdullah Tayyip henüz 16’sındaydı… Belki hayalleri vardı, belki ilk aşkı… Ama o, vatan sevgisini her şeyin önüne koydu. Baba, oğul… El ele çıktılar sokağa. Ve o gece, biri diğerinin önüne siper olmadan, birbirinden vazgeçmeden, aynı kurşunla aynı anda toprağa düştüler. Gök kubbe ağladı, minareler sustu, analar dua edemedi. Çünkü o gece sadece bir baba ile bir evlat değil, bu milletin içindeki en temiz umutlar şehit oldu. Ama o umutlar şimdi bayrak olup dalgalanıyor, ezan olup yankılanıyor.
Halil Kantarcı, genç yaşta başörtüsü mücadelesi veren bir idealistti. 15 Temmuz’da hain kurşunlara karşı dik durdu, vatanı için canını verdi.
Mustafa Cambaz, “Ben bu vatan için ölürüm” diyen bir basın emekçisiydi. Milletin sesini duyurmaya çalışırken, darbecilerin kurşunuyla susturuldu.
Türkan Türkmen Tekin, Kadınların cesaretinin simgesi oldu. İstanbul’da tankların önüne yürüyen o dimdik duruş, asla unutulmayacak.
Mehmet Şevket Uzun, Ankara Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’nda hain bombalamada şehit düştü. Sessiz sedasız ama onurlu bir direnişin neferiydi.
Ve daha niceleri…
İsimleri belki bir gün hafızalardan silinir ama bıraktıkları iz, bu topraklarda sonsuza kadar kalır. Çünkü onlar; istiklal için gözünü kırpmadan yürüyenlerdir. Ve onların şahitliğinde Türkiye yeniden ayağa kalktı.
Bugün 15 Temmuz’un yıldönümünde; bir yandan gözlerimiz doluyor, bir yandan yüreğimiz kabarıyor. Çünkü bu milletin evlatları, bu milletin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında saf tuttu. Ve hep birlikte haykırdılar:
“Bu vatan bizimdir! Ne FETÖ ’ye, ne başka bir haine bırakmayız!”
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın o gece sergilediği cesaret, dirayet ve liderlik; sadece siyasi değil, tarihsel bir duruştur. O, bu milletin kalbindeki yerini, bir gecede değil; yıllar boyunca verdiği mücadeleyle kazanmış bir liderdir.
Şimdi bizlere düşen, bu emanete sahip çıkmak. Şehitlerimizi unutmamak, gazilerimize minneti hiç eksiltmemek.
Ve o gece meydanlarda açılan eller gibi, bugün de dualarımızı semaya kaldırmak:
“Allah şehitlerimizin mekanını cennet eylesin…
Milletimize bir daha böyle bir gece yaşatmasın…
Ve Recep Tayyip Erdoğan gibi liderleri başımızdan eksik etmesin.”
Çünkü biz, 15 Temmuz’da bir kez daha gördük:
Bir milletin iradesi tankla ezilemez, bir liderin cesareti bir ülkeyi ayağa kaldırabilir. Ya Rab!
Uğruna can veren aziz şehitlerimizin ruhlarını şâd eyle.
Onları peygamber efendimize komşu eyle.
Ailelerine sabır, milletimize birlik ihsan eyle.
Bu aziz milleti ezansız, bayraksız, vatansız bırakma.
Karanlık gecelerde yolumuzu aydınlatanlara rahmet,
Onların izinden yürüyenlere kuvvet ver.
Ve bize; emanete sahip çıkacak irade,
Doğruyu savunacak cesaret ver. Amin.”